ANA SAYFAAna SayfaBİZE ULAŞINİletişim

BAĞLANTILARBağlantılar SİTE HARİTASISite Haritası SİTE İÇİ ARAMAArama

TMMOB


ADANA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KONYA ŞUBE MERSİN ŞUBE TEMSİLCİLİKLER
»Information (English) 

WEB SİTEMİZDE ÜYE GİRİŞİ VE ÖDEMELER HAKKINDA BİLGİLENDİRME

Üye Girişi yaparak kendinize ait iletişim, nüfus, eğitim vb. bilgileri görüp, bu bilgilerin yanlış veya eksik olanlarını düzenleyebilir...

   ŞUBE GİRİŞ SAYFASIŞube Giriş Sayfası

      Şube İçeriği

»Şube Tarihçesi

»Şube Yönetim Kurulu

»Şube Çalışanları

»Çalışma Programı

»Çalışma Raporu

»Haberler

»Duyurular

»Basın Açıklamaları

»Görsel-İşitsel Basında
  Odamız

»Yazılı Basında Odamız

 

 

      Çalışmalarımız

»Haberler

»Duyurular

»Basın Açıklamaları

»Görsel-İşitsel Basında
  Odamız

»Yazılı Basında Odamız

»Oda Görüşleri

»Hukuki Çalışmalar

»Çalışma Raporu

»Çalışma Programı

»SMM ve Büro Tescil

 
 

Yayınlar

 » SÜRELİ YAYINLAR

GIDA MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ
SAYI: 42

Tüm Sayılar »

e-BÜLTEN
SAYI: 38-2017/7

Tüm Sayılar »

ADANA ŞUBE E-BÜLTEN
SAYI: 1

Tüm Sayılar »

 » KİTAPLAR

 
ET BİLİMİ VE TEKNOLOJİSİ
Prof. Dr. Aydın ÖZTAN

Tüm Kitaplar »

SU DEPONUZ TEMİZ Mİ? SUYUNUZUN İÇİNDE NE VAR?

    Yayına Giriş Tarihi: 28.07.2017  Güncellenme Zamanı: 28.07.2017 14:24:54  Yayınlayan Birim: ADANA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 28.07.2017 14:23:21

 SU DEPONUZ TEMİZ Mİ? SUYUNUZUN İÇİNDE NE VAR?
Su; gerek insan yaşamında ve gerekse diğer bütün canlıların hatta yeryüzündeki her varlığın yapısında bulunması ve yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli bütün faktörlerdeki gerekliliği bakımından yaşamın kaynağıdır. Öyle ki uzay araştırmalarında hayatın varlığına dair ön bulgu olarak ilk aranan unsur "su" olmaktadır.
Bununla beraber, dünyamızın 70%`ini kaplayan suyun sadece 2,53%`lük kısmı tatlı sudur ve bu tatlı suyun da sadece 1%`inden azı kullanılabilir ve içilebilir özelliktedir.
Küresel ısınma, artan şehirleşme ve nüfus artışı ile beraber kullanılabilir temiz su kaynaklarının azalması veya tükenmesi son yıllarda tüm dünyanın üzerinde durduğu en önemli konulardan biri haline gelmiştir. Sağlıklı suya olan erişim tüm insanlık için temel bir hak olduğu halde, dünya üzerinde 900 milyon kişinin güvenli bir su kaynağına ulaşamadığı bilinmektedir.
Sağlıklı bir su; içerisinde hastalık yapan mikroorganizmaları ve toksik kimyasalları içermeyen bunun yanı sıra gerekli mineralleri bünyesinde bulunduran sudur.
Küresel düzeyde ortaya çıkan hastalıkların büyük çoğunluğunun güvenli bir içme suyu ve iyi bir sanitasyon olanağı sağlandığında önlenebileceği beklenmektedir.
Bu durumda suyun insani amaçlı tüketime sunulmadan önce dezenfekte edilmesi şarttır. Dezenfeksiyon işleminde kullanılan en yaygın yöntem klorlama olmakla beraber çeşitli filtrasyon, çöktürme vb. yöntemler de uygulanmaktadır.
Bilindiği gibi İçme ve Kullanma Suyu`nun temini yerel yönetimlerin başlıca görevleri arasındadır. Suyun kaynağında çeşitli yöntemlerle temizlenmesi ve içilebilir kılınması ayrıca uygun hatlar aracılığı ile son tüketim noktasına taşınması yerel yönetimlerin temel görevleri arasındadır.
İnsani amaçlı kullanılan suların sağlık açısından herhangi bir risk teşkil etmemesi için belirli kriterlerde olması gereklidir. Ülkemizde konu ile güncel mevzuat 17.02.2005 tarih 25730 Sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik`tir.
İlimizde kullandığımız suyun durumu ile ilgili olarak TMMOB`ye bağlı Makine Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası Adana Şubeleri olarak yaptığımız çalışmayı Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi`nin konu ile ilgili yürüttüğü proje sonuçları ile birleştirmemiz sonucu ulaştığımız bazı sonuçlar kamuoyunun bilgisine sunulmak üzere aşağıya çıkarılmıştır.
1. Çatalan barajı kaynaklı şehir şebeke suyundan değişik noktalardan olmak üzere numuneler alınmış ve İl Halk Sağlığı Laboratuarında "Kontrol İzlemesi" analiz planı kapsamında Mikrobiyolojik ve Kimyasal analizlere tabii tutulmuştur.
2. Analiz sonuçlarına göre ana şebekeden alınan numunelerde bakılan parametreler bakımından herhangi bir olumsuzluk tespit edilememiştir.
3. Proje kapsamında mikrobiyolojik analizi yapılan 160 örnekte yer yer depo giriş, depo çıkış ve 1. katlardan alınan su numunelerinin uygun olmadıklarını gördük. Bu da bize suyun apartmana ulaşırken borulardan kaynaklı bakteriyolojik yükü, deponun temizliğinin-dezenfeksiyonunun yapılmamasından kaynaklı ve hidrofor ile 1. kattaki borulardan kaynaklı problemler olabileceğini göstermiştir.
Bununla beraber;
1. Şebeke suyu bina girişine kadar güvenli ve sağlıklı bir şekilde getirilse bile suyun bina içindeki yolculuğu SAHİPSİZ kalmaktadır.
2. 17 Şubat 2005 tarih be 25730 sayılı `İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliği genelde esas alınsa da yönetmelik içerik anlamında bina içi su depolarının yapısı ve periyodik temizliği kapsayacak yeterlilikte değildir. İlgili kurumların bu konu ile ilgili gerekli mevzuart düzenlemeleri yapmaları gerekmektedir.
3. Ülkemizde bina içi sıklıkla kullanılan depoların başında krom, galvaniz, DKP sac, plastik, beton ve fayans depolar gelmektedir. Sac depolar, ömrü dolmuş galvaniz ve çelik depolarda herhangi bir düzeltici işlem yapılmamakta ve maalesef bu depoların kullanımına devam edilmektedir.
4. Bölgemizde yaygın olarak kullanılan Güneş Enerjili Su ısıtma sistemleri her ne kadar içme suyu olarak tüketilmediği varsayılsa da, aslında özellikle kullanım yerlerinde MİX (karıştırıcı) batarya oluşundan kaynaklı farkında olmadan tüketilmektedir. Bu sebeple özellikle eski güneş enerjisi depolarının yenilenmesi ve belli periyotlarda bakım ve temizliklerinin yapılması önem arz etmektedir.
5. Birçok bulaşıcı hastalık etmeni için su en uygun geçiş yeridir. Depolarda bulaşıcı hastalıkların yayılmasına sebep olan patojen mikroorganizmaları ortamdan elemine etmek ve içme sularındaki kötü tat ve kokuya neden olan organik maddeleri ve diğer organizmaları ortamdan uzaklaştırmak için 6 ayda bir depoların temizliğinin ve dezenfeksiyonunun yapılması zaruri bir ihtiyaçtır.
6. Depolarda uzun süre bekletilen şebeke suyunda bulunan klor, aktivitesini yitirmekte, mikroorganizmaların üremesi ve çoğalması için çok elverişli bir ortam oluşmaktadır. Depolar, periyodik olarak sağlık ve hijyen koşullarını sağlayan, Sağlık Bakanlığı`ndan onaylı biyosidal ürünler ile ve yetkilendirilmiş profesyonel ekiplerce temizlenmelidir.
Sonuç olarak; ilimizde her ne kadar şehir şebeke suyunun tüketime uygun olduğu kabul edilse bile, bina içerisinde suyun yolculuğu sahipsiz kalmaktadır. Suyun kaynağından taşınmasına ve tüketilene kadarki süreci bir güvenlik zinciri olarak kabul edersek; bu zincirin, suyun binaya girişi ile koptuğunu ifade etmek yanlış olmayacaktır. Bu durumda ise bir su güvenliğinden söz etmek mümkün olmamaktadır.
Bir taraftan hayatımızda çok önemli bir yere sahip olan suyun sağlıklı tüketimine dikkat çekmek ve diğer taraftan yerel ve merkezi yönetimleri bina içi su kullanımının sağlıklı hale getirilmesi için görevlerini yapmaya davet etmeyi toplumsal sorumluluğumuz gereği olarak görev bilmekteyiz.
Yapılması gereken sorumlu kurum ve kuruluşların bina/ev su depolarının ıslahına yönelik projeler üretmesi, depolarını uygun hale getirmek üzere çaba gösterecek olanların desteklenmesi, rutin depo kontrollerinin yapılması ve depoların ıslahına dönük denetim programlarının başlatılmasıdır.

Yrd. Doç.Rozelin AYDIN
Hasan Emir KAVİ TMMOB Makina Mühendisleri Odası Adana Şube Yön. Kur. Bşk.
Şehmus ALPARSLAN TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Adana Şube Yön. Kur. Bşk.

Bağlantılar: 
http://www.iha.com.tr/haber-temiz-su-binaya-girince-kirleniyor-661073/
 

Okunma Sayısı: 32

Adana Şube Kaynaklı GÜNDEM »
Tüm GÜNDEM »

 

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

COPYRIGHT © 2017 TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI
MEŞRUTIYET CAD. NO:22/13 KIZILAY / ANKARA
TEL: (+90) 312 418 28 26 - (+90) 312 418 28 46 - (+90) 312 418 28 47 - FAKS: (+90) 312 418 28 43
e-POSTA:

 

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.