TMMOB
Gıda Mühendisleri Odası

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN 3. YILI

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN 3. YILI
İZMİR
Yayına Giriş: 06.02.2026 Son Güncelleme: 06.02.2026

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN 3. YILINDA AFET BÖLGESİNDEKİ VATANDAŞLARIMIZIN GIDA GÜVENLİĞİ, GIDA GÜVENCESİ VE TEMİZ SUYA ERİŞİM HAKKI SAĞLANAMAMIŞTIR.

 

Cumhuriyet tarihimizin en büyük afetlerinden birisinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Geride kalan bu 3 yılın sonunda hala yüzbinlerce vatandaşımız konteyner kentlerde yaşamaya devam etmektedir. Vatandaşın barınma sorununu kalıcı olarak çözemeyen otoriteler geçici barınma yerleri adı altında oluşturduğu konteyner kentlerde elektrik ve temiz su ihtiyaçlarını da karşılayamamaktadır. Yaşanan her felaketi hiç zaman kaybetmeden bir rant ve talan fırsatına çevirmeyi görev haline getirmiş olan bakış açısı çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla, engellisiyle, hamile ve hastasıyla tüm afetzedelerimizi gıda güvenliğinden ve güvencesinden bahsedilemeyecek şartlarda yaşamaya mahkum etmektedir. Gıda güvenliğinin vazgeçilmez unsurları olan temiz suya erişim ve enerji ihtiyacının sürekli olarak kesintilere uğradığı, yazın sıcaktan kavrulan kışın su baskınları ve sellerle boğuşmak zorunda kalan halkımızın güvenli gıdaya erişmesi mümkün değildir. Temel insan haklarından birisi olan barınma ve sağlıklı/besleyici gıdaya erişimin bu denli çözümsüzlükle sunulması kabul edilemez. Yıllardır farklı başlıklarda tüm halkımızdan toplanan vergilerin ve afetler sonrası toplandığı söylenen bağışların bu sorunları çözememiş olması akılcı değil ancak ve ancak art niyetin, bilimsel ve teknik anlayıştan uzak yönetim biçiminin bir sonucudur.

 

Geride kalan 3 yıl içerisinde depremden etkilenen şehirlerimizde hala gıda lojistik ve depolama alanları tam anlamıyla kurulamamış ve konteyner kentlerde sağlıklı sürdürülebilir gıdaya ve temiz suya erişim hala sağlanamamıştır. Kışın elektrik kesintileri nedeniyle çocuğunun mamasını soğuk suyla hazırlamak zorunda kalan bir vatandaş yazın da aynı sebeple hazırladığı yemeği muhafaza edememekte ve bozulma riskiyle her an karşı karşıya kalan gıdalarını mecburen tüketmek zorunda kalmaktadır. Afetten etkilenen şehirlerimizde asgari şartları sağlanamayan altyapı sistemleri nedeniyle başta konteyner kentler olmak üzere şehirlerin her alanında su baskınları yaşanmaktadır. Kirli su giderlerinin taşması ya da temiz su kaynaklarına karışması nedeniyle bu kirlilik içerisinde yaşamak zorunda kalan vatandaşlarımızın sağlık hakları da ellerinden alınmakta, sağlıklı bir çevrede yaşamak afetzedelerimiz için hala hayal olarak görülmektedir.

 

Bilimden, mühendislikten ve teknik bilgiden uzak uygulamalar, tükenmek bilmeyen rant ve çıkar hırsı, iliklerine kadar işlemiş olan talancı bakış açısı kalıcı ve geçici barınma alanlarını insan onuruna yaraşır yaşam anlayışından uzak alanlara çevirmektedir.

 

Bilindiği üzere depremden etkilenen bölgemiz ülkemizin en büyük tarım alanlarından birisini içerisinde barındırmaktadır. Ancak geride kalan 3 yılda gıda güvencemizi en üst düzeyden etkileyen tarımsal üretimin bölgedeki durumu ile ilgili hiçbir rapor hazırlanmamış/yayınlanmamıştır. Kirli su hatları ve temiz su kaynaklarının analizleri ve karışma ihtimallerine dair hiçbir bilimsel çalışmaya rastlanamamıştır. Kamucu bakış açısından ve bilimden uzak tarımsal üretim politikalarının bu bölgemizde de verimsizliğe ve kayıplara yol açtığını söylemek abartılı bir söylem olmayacaktır.

 

Havası inşaat ve yıkım stresiyle hala kirletilen, suyu ve toprağının analizi yapılmayan, tarım arazileri acele yapılaşmaya açılan, hayvan ve bitki refahına dair hiçbir çalışma yapılmayan bölgemizde güvenli gıda üretiminin mümkün olmadığını bizlerin bildiği gibi yetkililerinin de bildiği su götürmez bir gerçektir.

 

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası ve bu ülkenin yurtsever mühendisleri olarak ilgili konulardaki karar vericileri;  yaptıkları bilimden, teknikten ve mühendislikten uzak uygulamaları durdurmaya, bölgenin ve ülkemizin gıda güvenliği ve güvencesini sağlamaya, tarım alanlarının talanını durdurmaya, depremzedelerimizin gıda güvencesini sağlamaya, kırılgan ve dezavantajlı gruplarda yer alan her bir vatandaşımızın özel ihtiyaçları için bilimsel çalışmalar ve uygulamaları hayata geçirmeye, bölgede çiftçileri ve üreticileri pozitif ayrımcılıkla desteklemeye, okul çağındaki çocuklarımıza okullarda bir öğün ücretsiz yemek haklarını vermeye, hamile ve yaşlıların beslenme ihtiyaçlarını eksiksiz şekilde gidermeye davet ediyoruz.

 

Acımızın ve öfkemizin ilk günkü kadar taze ve güçlü olduğunu bir kez daha hatırlatarak afetlerdeki büyük yıkımların ve kayıpların sorumlularını oturdukları koltukları bırakıp hesap vermeye davet ediyoruz. Geride kalan 3 senede kendi rant ve siyasi amaçları için çalışıp; afet bölgesindeki vatandaşlarımızın insanca yaşam haklarını elinden alan, bu yaşananları halkımıza reva gören anlayıştan ve kişilerden de elbet hesabını soracağımızı bildirmek istiyoruz.

 

ÜZERİNDEN NE KADAR ZAMAN GEÇERSE GEÇSİN AKLANACAĞINI YA DA HESAP VERMEKTEN KURTULABİLECEĞİNİ DÜŞÜNENLERE BİR KEZ DAHA SESLENİYORUZ:

 

UNUTMAK YOK!

AFFETMEK YOK!

HELALLEŞMEK YOK!


ŞUBE YÖNETİM KURULU

Okunma Sayısı: 45